Lavinya Dergisi

İNSAN NE İÇİN YAŞAR
Osman YAVAN

İnanıyorum ‘‘ Elbet Bir Gün! ’’ İnsan dünya’ da ne için var olduğunu anlayacak…

İnsan ne ile yaşar veya ne için yaşar? Ya da kim için veya kimler için yaşar? Vs. gibi sorularla zaman zaman karşılaşabiliriz. Aslında her iki soru da çok genel sorular çünkü cevapları her insanın kendisine göre değişkenlik gösterebilir. Cevaplar neden değişkenlik gösterebilir sorusu aklımıza gelebilir, gayet doğaldır. Sonuç olarak hepimiz her gün durmaksızın globalleşen ve küreselleşen ortak yaşam alanımız olan dünyada yaşıyoruz. Sahi durmaksızın yenilenen dünyada bizim rolümüz nedir hiç düşündünüz mü? Cevap çok basit aslında, hepimiz farklı ırk ve coğrafya olarak yeryüzünde yaşıyoruz bu yüzden herkesin, hepimizin rolü farklıdır yani cevap çok basit ve nettir. Her şeyden önce ne olursa olsun içerisinde bulunduğunuz durum yani dinimiz, dilimiz, ırkımız, mezhebimiz ve yaşamış olduğumuz coğrafi konum ne olursa olsun önce hepimizin insan olduğunu unutmamamız gerektiğini hatırlatırken aynı zamanda İsra suresi 70. Âyet-i kerimesinde Cenâb-ı hak şöyle buyurmuştur. “İnsanları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.” Yani kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. Üstünlüğü olmadığı gibi insanların özel hayatlarınıza müdahale etme hakları da yoktur. Kimse için hayal ettiğiniz yerde olmaktan vazgeçmeyin. İnsanlar dünya kurulduğu günden beridir süre gelen sürekli yapamadıkları konular hakkında konuşmayı ve acımasızca eleştirmeyi kendilerine adet edindikleri gibi kendilerini belirli bir seviyeye getirmek için de bir çaba ve gayret içerisinde asla olmamışlardır. Bir yerde okumuştum konumuz ile ilgili olduğu için söylemek istiyorum “Ahmaklar konuşur, korkaklar susar, bilgili insanlar dinler…” Biraz ağır bir söz olsa da günümüzdeki birçok konuşmayı kendisine adet edinmiş insanlar için yerinde bir söz olduğunu düşünüyorum. Peki yukarıda sormuştum hani insan ne ile yaşar veya ne için yaşar diye. Ben önce kendi fikrimi siz değerli okurlarım ile paylaşmak istiyorum. Bence insan ne ile mutlu oluyorsa onunla yaşamalı. Bence insan ne için yaşamak istiyorsa onun için yaşamalı. Aynı zamanda ahlaki ve etik kuralları çerçevesinde yaşamalı çünkü dünya sonuç olarak hepimiz ortak yaşam alanı. Tabi ki her insanın yaşam amacı ve hedefleri farklıdır. Bazı insanlar dini üzerine yaşar, bazı insanlar dünya için yaşar, bazı insanlar mevki ve makam olarak güzel bir konuma sahip olmak için yaşar, bazı insanlar okumak, araştırmak ve bilgi sahibi olmak için yaşar. Yani herkesin yaşam standartları eşit ve adaletli olmamak ile birlikte doğduğu, büyüdüğü ve sahip olduğu etnik kökenden ister istemez etkilenebiliyor. Ya da kim için veya kimler için yaşar? İnsan kimse için değil önce Allah’a olan kulluk vazifesi için daha sonra kendisi için yaşamalıdır. Elbette çok geniş bir konu bilim adamları ve insanlığa kendini adamış başarılı insanlarımızı tenzih ederek söylüyorum. Yani uzun lafın kısası velhasıl kelam insan hayatını kendi için yaşamalı. Nerede, nasıl mutlu, huzurlu oluyorsa öyle yaşamalı. Çünkü hayat çok kısa ve yaşanılması gereken çok şey var. Şimdi sevgili okur sor bakalım kendine şu an bulunduğun yerde ve zamanda Lev Tolstoy’un sorduğu gibi “Kalbine sor böyle yaşanır mı hiç?” Unutma sana senden başka yardım edecek hiç kimse yok…