Lavinya Dergisi

ALBATROS
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Bir albatros kadar âşık ve yalnız olmak! Işık girmeyen, fırtınaların bile kendi içinde savaştığı güney okyanuslarının sahipleri. Denizcilerin korkusu, rüzgârların hâkimi ve coğrafyacıların kutup hattı tarifi. Rekoru üç yüz kilometre/saat olmakla birlikte seksen kilometre ortalama yazan ibreler. Onlar az kanat çırparak kendilerini bırakırlar. Deniz, dalga, rüzgâr ve albatros sanki ritim tutarlar. Hız kazanmak için önce kanatlarını dev bir “M” şekline sokar ve birden denizde pike yaparlar. Suya dokunacak kadar yaklaştığında kanatlarını inanılmaz derecede açarlar. Dalgaları yükselen göğsü ile birleştirip uçabildiği kadar uçarlar. Saatlerce ya da günlerce değil, yıllarca… Hiç konmadan yorulmadan. Antarktika anakarasının yakınlarındaki adalar; deniz filleri, penguenler ve elbette albatrosların aşk yuvalarıdır. Eş buluncaya dek bıkmadan usanmadan albatroslar kur yaparlar. Bir yıl önce vedalaştığı eşiyle buluşmak için adalara gelirler. Hayatı boyunca o eşten ayrılmazlar ve o öldüğünde bile başka eş aramazlar! Ömürlerine gelince bir insan kadar uzun, seksen yıla kadar yaşamaktalar.

Gelelim insanoğlunun dünyasında albatrosun neyi ifade ettiğine! Eşler arasında sevgi, saygı ve sadakat yazar mecmualar. Dünyada milyarlarca insanın saygı duyduğu konu: “Evlilik.” Hastalıkta ve sağlıkta diye başlar ve zenginlikte, yoksullukta diye devam eder. Romeo ve Juliet, Kerem ve Aslı, Leyla ve Mecnun işte aşkın büyüsü. Aşk biter mi? Sıradanlaşır mı? Monoton sayılır mı? Heyecan ruhu çeker mi? gibi onlarca soru sorulur kafada. Evet, hayır, belki gibi cevaplar var karşısında. Zor değildir albatros olmak aslında. Ömrünü bir aşkla geçirmek, tüm anları, anıları, yaşanmışlıkları ona yüklemek. Hem bedeninin hem karakterinin değişimini görmek, yaşamak. Yol arkadaşlığı, tutku, merhamet eklemek. Kuş beyinli diye hakaret ettiğini düşünür de insan, kuş kadar sadık olmayı düşünemez! Nicesinde var niyet, çiftinin yasını tutmadan yenisini istemek! Vefa bu kadar basit olmasa gerek! Fizik, kimya, biyoloji hangi bilim önderliğindedir vuslata ermek? Kimsesiz şairlerin sessizce öldüğü gibi âşığa susmak. Var mı yürek? Takma dişlerinin yerini unutana kadar sevmeye söz vermek!

Havalan ey albatros; acımasız tayfalar yakalamasın seni.
Konma insanoğlunun güvertesine dinlemez sesini.
Uçmana engel olmasın hiçbir rüzgâr.
İnsanoğlunun çoğu sevmeyi bilmez ki!
Sen yârine kanatlan…