Lavinya Dergisi

KALP KIRMAK
Öykü KUCUR

Çiçeklerin açtığı yerde umutlar; kitapların olduğu yerde yarınlar yatar.

İnsanları bir sözümüzle veya bir davranışımızla kırmak gayet basittir. En yakınlarımıza bile kötü bir söz söylediğimizde ister istemez alınıp üzülecektir. Duygularına hakim olmayı bilen biri bunu bize belli etmez. Ama yine de kalbinin derinlerinde bir yerde o kırgınlığı hisseder. İnsanların kalbini kazanmak öyle kolay değildir. Bir insana kendimizi gerçek anlamda sevdirmek için çok çabalamamız gerekebilir. Ona her zaman iyi davranmalı ve kendini önemli hissettirmeliyiz. En temelinde bir kalpte yer alabilmek için emek vermeliyiz. Kalbini kırdığımız insanı tekrar geri kazanmak çok zordur. O, sözleri ile sizi affettiğini bildirse de kalbinin bir köşesinde bıraktığımız kırık, belki de hayatı boyunca ona batacak. Kalp kırmanın geri dönülmez etkilerinin olduğunu anlatan çok güzel bir hikaye vardır: ‘’Zamanında sürekli arkadaşlarının kalbini kıran bir çocuk varmış. Kimin ne hissettiğini asla düşünmezmiş. Bir gün öğretmeni onu yanına çağırmış. ‘Evladım, sen arkadaşlarının kalbini kırıyorsun, onlarda onarılmaz yaralar bırakıyorsun. Gel seninle bir şey yapalım.’ Demiş. Çocuğa iki kağıt ve iki kalem vermiş. Kalemlerden biri kurşun kalem, öteki ise tükenmez kalemmiş. Bak, demiş öğretmeni. Bundan sonra basit söz veya davranışlarla kırdığın her arkadaş için birinci kağıda kurşun kalemle bir yıldız at demiş. Eğer arkadaşlarını çok kötü şekilde kırıp üzdüysen, hatta ağlattıysan da ikinci kağıda tükenmez kalemle yıldız at demiş. Çocuk denileni yapmış. Bir ay boyunca hem kurşun kalemle hem de tükenmez kalemle birçok yıldız atmış. Bir ay sonra öğretmeni çocuğu tekrar çağırmış. Bu sefer de kalemleri kendisinden alıp ona bir silgi vermiş. Şimdi de artık insanların kalbini kazanmaya çalışacaksın. Ne zaman bir insanı mutlu edip kalbini kazanırsan, eski yıldızlarından, yani hatalarından bir yıldızı sileceksin demiş. Çocuk denileni yapmış ve kalbini kazandığı herkes için birer yıldız silmeye başlamış. Kurşun kalemle atılan yıldızlar siliniyor ama yine de izi kalıyormuş. Tükenmez kalemler çizilenleri ise silmek tamamen imkansızmış. Öğretmeni durumu anlatmış: ‘Bak evladım demiş. İşte insanların kalplerini kırmak da böyledir. Küçük hatalarını telafi edebilir, kendini affettirebilirsin. Ancak affedildiğinde bile kırdığın insan bunu unutmayacaktır. Tükenmez kalemle çizdiğin her yıldız ise senin büyük hatalarındır. İnsanları çok kırmışsındır. Ne kadar uğraşsan da onların gönlünü tekrar kazanamazsın. Bu nedenle insanların kalbini kırmaktan çekin.’ Demiş. Çocuk durumu daha iyi idrak etmiş ve bir daha da davranışlarına daha çok dikkat etmiş.” Kalp kırmak kolay iken, o kalpleri kazanmak çok zordur. İşte bu yüzden kalp kırmak yerine kalplere girmeyi kendimize hedef olarak belirlemeliyiz.