Lavinya Dergisi

VEDA/ELVEDA
Gülşen SARIGÖL

"Yazdığın her harf,yazabildiğin her kelam ölümün elinden kurtardığın serçe kuşudur ve serçe telaşlı değilse öldü demektir"...diyerek kalemini kağıtla buluşturmuş milyonlarca insandan sadece bir tanesiyim...

Veda ettiklerimiz vardır bu hayat yolculuğunda. Arkamıza baka baka el salladıklarımız; ki onlar bir gün kavuşma ümidi ile hasretimiz, gurbetimiz olmuşlardır. Öte yandan elveda dediklerimiz... El sayıp veda ettiklerimiz... Ki onlar, bir daha günyüzüne çıkmasınlar diye üzerlerine kürek kürek toprak attıklarımız... Hayat yolculuğunda insan gurbetle yol almaya niyet etmiş bir canlıdır. Söz konusu gurbet olunca da veda da, elveda da kaçınılmazdır. Veda ayrılık gibi bir bayram taşır içinde. Bu yüzden kıymetlidir. Pişirir insanı, yakar... Hatta insanı nasibinde varsa Âdem eder. Elvedanın içindeki ayrılık ise bayram değil ölüm günüdür insana. Nefes alırken gömülenlerin cenaze merasimleri eşlik eder bize her elveda da. Alışkanlıklarımızı bile bir kenara bırakmak bu denli zor iken, hayat bazen kanıyla canıyla var olan insanları bir kenara koymamızı ister bizden. Bir kenara koyup yola devam etmemiz gerektiğini sık sık hatırlatır. Zira onlarla yol almaya kalksak, menzilsiz adımların sahibi oluruz. Bu yüzden elveda da kıymetlidir aslında. Senin sen olabilmen için arınman gereken fazlalıklar... işte onlar elveda dediklerimiz... İnsan veda etmeyi de, elveda demeyi de başarabilmeli hayatında... Elveda dediklerimizin sayısının çokluğu ümitsizliğe sürüklemeden bizi... Veda ettiklerimizin hayali ele geçirmeden... usul usul kendi adımlarımız ile yol almalı... İçindeki ümitsizlik kendinden, ümit Haktan olmalı. Gerisini sırtındaki heybeye katık edip, kaplumbağa teslimiyeti ile adım atmalı. Duamız da odur ki sevgili dost, artsın vedalarımız, azalsın elvedalarımız...