Lavinya Dergisi

WINNIE THE POOH
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Çiçekleri sever mi insanoğlu? Nergis, menekşe, lale, sümbül… Hangisini koklayınca başkalaşır gönül? Kır, bahçe, sera, vazo nerede mutlu olurlar bir ömür? Koparılan çiçeklerin hikâyesini süsleyip anlatmak mıdır? Su ve besin alamadıkları için yaşama kabiliyetlerini yitirdiklerini itiraf etmek midir hatır? Güngüzelleri en fazla bir gün dayanırken, ananas zambaklarının yedi hafta taze kalabildiğini yazmak satır satır. Birini mutlu etmek için yapılan en masum hırsızlık mıdır dalından koparmak gül? Beğenmek ve sevmek arasında var mıdır fark? En derin şairler der ki; “Biri ilk bakıştaki o his, diğeri yangın yeri ve kül.” Öylece oturup düşünmek, sevmek üzerine senaryolar üretmek, yormak, yorulmak, yeniden inşa etmek. Sahiden zor mudur incitmeden sevebilmek? Papatya, yasemin, karanfil, günebakan...Sevdiğini çiçeklere benzetmek. Pooh için zor olsa bile bal dolu kavanozunu paylaşmak. Okumak sayfalar boyu ve kaybolmak. Sonra “Biraz özen, biraz başkalarını düşünmek çok şeyi değiştirir.” cümlesine tutunmak. Çocuk kitaplarının gerçekçi naifliğine hayran kalmak. Büyüklerin de okumasını istemek. Pamuk şekerden kocaman bir buluta sarılıyormuşsun gibi hissetmek. Yetinmemek! Beğenmek ve sevmek arasındaki farkı, en yalın haliyle Cristopher Robin’in hayal dünyasından öğrenmek ve tüm okurlarla o müthiş diyaloğu paylaşmayı görev bilmek:
 - Sevmek ve beğenmek arasındaki farkı biliyor musun Pooh?
 - Hayır, Piglet, anlatsana.
 - Eğer bir çiçeği beğenirsen onu koparırsın ama onu seversen her gün gelip sularsın.

Kasımpatı, orkide, antoryum, sardunya... Âşık veyahut maşuk. Metaforlar psişik. Duygular belki yalın, belki karmaşık. O çiçeği çok seven koparmaz ve unutmaz sulamayı. Lakin herkes beceremez adıdır “sevme sanatı”.