Lavinya Dergisi

SİYAHIN BEYAZI
Tuana SAYDAM

Hislerimin gölgesinde yürüyorum yolum uzun ama sonunda gökkuşağını göreceğimi biliyorum.

Grisi olmamalıydı hayatın ya siyahın içinde kaybolacaktık ya da beyazın arasındaki siyah nokta ama arada kalmamalıydık ne tarafa gideceğini bilemeyen, far görmüş tavşan gibi savrulmamalıydık. Düşebiliriz bu hayatta, belki panda misali her yerden düşebilir ama tekrar kalkabiliriz ayağa çünkü böyle yaratıldık biz düşmek için ama ayaklarımızı tekrar sağlam basabilmek için. Ayaklarımız yorulduğunda ise kaçabiliyoruz hayatın grisine ya kaybolursak orda? Netlik en önemli şey bu kafada yoksa dumanların arasında önümüzü göremeyiz. Unutmamız gereken şey siyahla beyaz karışırsa da ortaya gri renk çıkar. Defalarca tekrarlıyorum belki ama gerçekler bu yüzden var anlamak anlaşılmak için korkmak uzaklaşmak sadece savrulanların işiydi çünkü. Geçen gece kaybolduğumu hissettim bu sisli havada yoruldum belki savruldum ben de ve bunlar yanlışa sürükledi beni bazen hayatta doğruyu yapmak istemezsiniz çünkü doğrular her zaman sizi mutlu etmez yanlış olduğunu bile bile mutluluğun peşinden gidersiniz tutunmak istersiniz. İşte o zaman doğru yanlış kavramı nesnel değildir. Bu yaptığım doğru mu mesela kimi doğru der buna kimi yanlış kime göre beyaz kime göre siyah. Belki gride özneldir ?