Lavinya Dergisi
BAKIŞ AÇISI VE ALGI ÜZERİNE
Bakış açısı, insanın en yanıltıcı yanılsamasıdır. İnsan dünyayı kendi penceresinden görür; gördüğünü doğru, başkasının gördüğünü yanlış kabul eder. Hayatta, herkes kendi ritminde yol alır; biri hızlı ilerlerken tehlikeli görünür, biri yavaş ilerlerken yetersiz gibi algılanır. Bu yargılar, yalnızca gözlemcinin bakış açısını yansıtır. Düşünmeyen ya da farklı düşünen biri, saçma değildir; bakış açısı farklıdır, deneyimi farklıdır, ritmi farklıdır.
George Carlin bunu mizahi bir şekilde özetler: “Bize göre yavaş gidenler aptal, hızlı gidenler manyak, biz ise kusursuzuz.” İnsan, kendi perspektifini evrensel hakikat sanır ve başkalarının davranışlarını hemen yargılar. Ama dışarıdan kendine bakabilen kişi, yavaş gideni aptal, hızlı gideni manyak görmez; herkesin kendi yolunda ilerlediğini fark eder.
Gerçek akıl, tam da bu farkındalıkta ortaya çıkar. Kendi hatalarını görebilen, başkalarının ritmine müdahale etmeyen ve sessizce gözlemleyebilen kişi, hayatın karmaşasında dengeli kalır. Trafik sadece bir metafor; gerçek yolculuk, insanın kendi içindeki yolculuktur. Dışarıdan bakabilen göz, hızın ve yavaşlığın ötesini görür, yargıların ötesine geçer ve sessizce anlar: kimse aptal değildir, kimse manyak değildir; sadece herkes kendi yolunda yürür. Ve belki de en zekice hareket, Carlin’in sözünü hatırlayıp gülümsemek, kendi bakış açısının sınırlarını fark etmek ve sessizce yola devam etmektir.
