Lavinya Dergisi
ENGEL MİYİZ
İnsan, başkasının eksikliğini görmekte ustadır.
Ama kendi kırık yerlerine gelince, bir anda körleşir.
Oysa herkes bir yerinden yaralıdır.
Kiminin yürüyüşü aksar, kiminin kalbi.
Kimi merdivenleri çıkamaz, kimi geçmişinden inemez.
Biz “engel” dediğimiz şeyi, çoğu zaman gözle görülebilir olanla sınırlarız.
Bir baston, bir tekerlekli sandalye, bir işaret…
Çünkü görünür olan, bizi rahatlatır.
Tanımlayabildiğimiz şeyden korkmayız.
Ama ya görünmeyenler?
İçinde büyüttüğü korkuyla yıllardır aynı hayatı yaşayanlar…
Sevilmekten korktuğu için kimseye dokunamayanlar…
Kendine bile itiraf edemediği yaralarıyla susanlar…
Onlar hangi kategoriye girer?
Belki de en ağır engeller, kimsenin fark etmedikleridir.
Çünkü kimse yardım etmez, kimse anlamaz, kimse durup bakmaz.
Ve biz, başkalarının eksik olduğunu düşünerek kendimizi “tam” sanırız.
Oysa tam olmak, kusursuz olmak değildir.
Tam olmak, eksikliğini görebilmektir.
Bir insanın asıl engeli, yürüyememesi değil;
anlayamamasıdır.
Asıl eksiklik, bir uzvun yokluğu değil;
bir kalbin başkasına değememesidir.
Belki de bu yüzden en büyük engel, bedenlerde değil, zihinlerdedir.
Ve en zor iyileşen yer, görünmeyen yaralardır.
Çünkü insan…
kendi karanlığını kabul etmeden, kimsenin ışığını gerçekten göremez.
Ve belki de bu yüzden, en çok da kendimizden saklarız gerçeği.
Başkasına gösterdiğimiz merhameti, kendimize çok görürüz.
Kendi yaralarımızla yüzleşmek yerine, başkalarının eksiklerine bakarak avunuruz.
Oysa insan, ancak kendi kırıldığı yerden başkasını anlayabilir.
Kendi içindeki sessiz çığlığı duymadan, bir başkasının acısına kulak veremez.
Belki de mesele, eksik olmak değil…
Eksik olmayı inkâr etmektir.
Çünkü inkâr, en derin engeldir.
İnsanı kendinden uzaklaştırır, başkasına yabancılaştırır.
Ve en sonunda, kalabalıkların içinde bile yalnız bırakır.
Oysa kabul etmek…
Bir yarayı iyileştirmez belki, ama onu taşınabilir kılar.
İnsanı zayıflatmaz; aksine, daha gerçek yapar.
Belki de “tam” dediğimiz şey,
hiç kırılmamış olmak değil…
kırıldığını inkâr etmemektir.
Ve belki de en büyük özgürlük,
kimsenin görmediği engellerimizle barıştığımız anda başlar. 🌙
