Lavinya Dergisi

GEÇ KALDIM
Pelin ŞEHİDOĞLU

Sözcükler bir kaç hece lakin bilmezler ki bizim evrenimizde binbir gece.

Herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyor.
Bir işe, bir hayata, bir role, bir beklentiye…

Ama kimse kendine yetişemiyor.

Sabah aceleyle çıkılan kapılar,
yarım bırakılan kahveler,
“sonra yaparım” diye ertelenen küçük mutluluklar—
hepsi birikiyor.
Biriken şey zaman değil aslında,
yaşanmamışlık.

Ve insan,
kendi hayatının gerisinde kalıyor.

Garip olan şu:
En çok da her şeyi kontrol altında tuttuğunu sandığında fark etmiyor bunu.
Planlar yapılmış, hedefler çizilmiş,
yollar hesaplanmış…

Ama içten içe bir yer,
hiç o planlara dahil edilmemiş.

Takvim dolu.
Zihin dolu.
Ama içi…
hafifçe eksik.

Sanki bir şey sürekli gecikiyor.
Ama ne?

Belki de insan,
kendine ayırmadığı her anda
kendinden biraz daha uzaklaşıyor.

Bir gün durup aynaya baktığında
yorgunluğu değil de yabancılığı fark ediyorsa—
işte orada bir şey kaçırılmıştır.

Çünkü insan başkalarına yetişirken,
kendi içindeki sesi susturmayı öğreniyor önce.
Önce “şimdi sırası değil” diyor,
sonra “zaten önemli değil”,
en sonunda da…
hiç duymamayı tercih ediyor.

Ve o ses,
gerçekten susmuyor aslında.
Sadece daha derine çekiliyor.

Orada,
sessiz ama ısrarcı bir şekilde bekliyor.

Bazen bir şarkının ortasında,
bazen anlamsız bir yorgunlukta,
bazen de sebepsiz bir huzursuzlukta
yüzeye çıkmaya çalışıyor.

Ama biz çoğu zaman onu da erteliyoruz.
Tıpkı kendimizi ertelediğimiz gibi.

Çünkü durmak zor.
Durduğunda fark ediyorsun.

Ne kadar uzaklaştığını,
ne kadar yorulduğunu,
ve en çok da…
kendini ne kadar ihmal ettiğini.

İnsan kendine ne zaman yetişir biliyor musun?

Koşmayı bıraktığında değil.
Çünkü bazen durmak da bir kaçış.

İnsan kendine,
nihayet dürüst olduğunda yetişir.

“İyi değilim” diyebildiğinde.
“Bunu ben istemedim” diyebildiğinde.
“Böyle devam edemem” dediğinde.

İşte o an,
yavaş yavaş geri dönmeye başlar.
Çünkü insanın kendine giden yolu
uzak değildir aslında—
sadece ertelenmiştir.

Ve belki de en acı gerçek şu:

Hiçbir yere geç kalmaz insan.
Ama kendine…
çok kolay geç kalır.