Lavinya Dergisi

NEDEN SEVDİĞİNİ HATIRLAMAK
Nurten K. TOSUN

Rakamlardan öykülere yolculuk. Kalem, kağıt, düş ve pamuk şeker eşliğinde...

Albert Camus, yirminci yüzyıl edebiyatında insanın varoluşunu, ölüm gerçeğini ve dünyanın kayıtsızlığını sorgulayan önemli yazarlardan biridir. “Yabancı”da bireyin toplumla çatışmasını, “Sisifos Söyleni”nde ise insanın anlam arayışıyla dünyanın sessizliği arasındaki gerilimi ele alır. Camus’a göre; insan anlam arar, ancak dünya bu arayışa kesin bir cevap vermez. Bu sessizlik, yaşamı değersiz kılmaz; aksine, insanın kendi anlamını nasıl kurduğu sorusunu önemli hâle getirir.

Gündelik hayatın koşuşturması içinde insan, bir zamanlar kendisini heyecanlandıran şeyleri ihmal eder. Sevdiği otomobil sıradan bir araca, tutkuyla uğraştığı hobi bir sorumluluğa, hayalini kurduğu yolculuk ise belirsiz bir plana dönüşür. Zamanla en sevdiği insanla arasındaki yakınlık da azalır. Böylece bir zamanlar yaşama sevinci veren şeyler, alışkanlıkların içinde görünmez hâle gelir.

Camus’un Sisifos Söyleni’nde ele aldığı Sisifos; bir kayayı dağın tepesine çıkarmaya mahkûm edilen, ancak kaya her defasında aşağı yuvarlandığı için aynı uğraşı tekrarlayan mitolojik kahramandır. Bu döngü, gündelik yaşamın tekrarlarını çağrıştırır. Oysa aynı yolu tekrar tekrar yürümek, o yolun değerini yitirdiği anlamına gelmez. Alışkanlıklar tutkuları sıradanlaştırsa da önemli olan, sıradanlığın ardında değerini koruyanı görebilmektir.

Yaşamın anlamı, yalnızca sahip olunanlarla ölçülmez. Maddi imkânları azalsa bile insan, sağlığı yerindeyken dünyanın güzelliklerinden sevinç duyabilir. Çünkü yaşama sevinci, her şeyin kusursuz olmasına değil, yaşamı değerli kılan şeylerle kurulan bağa dayanır. Anlam, bazen yeni bir şey bulmakta değil, zaten sevilen şeylerin neden değerli olduğunu hatırlamakta saklıdır.

Belki de Camus’un düşüncelerinden çıkarılabilecek sonuçlardan biri budur: “Yaşamın anlamı, yalnızca büyük cevaplarda ya da olağanüstü anlarda aranmaz. Bazen insanı hayata bağlayan şey, neyi sevdiğini ve o sevginin kendisinde ne uyandırdığını unutmamasıdır. İnsan, hangi yaşta olursa olsun, gözlerini parlatan tutkularını ve sevdiği insana neden âşık olduğunu hatırlamalıdır.”