Lavinya Dergisi
PATİKA
Aynı rotaya farklı patikalardan varmak gayretimiz. İçimden geçenler öyle büyükçeydi ki, dökülemezdi dilime. Bir nefeste hissederdin, anlatmaya gerek kalmazdı bilirdim. Senin patikalarını zehirli sarmaşıklar sarmıştı her birinden iz taşırsın bilirim. Benim çiçeklerimi yiyense yabaniler. Yolda oluyor her şey. Yaşanması gerekiyor ve yaşanıyor. Acıtması gereken acıtıyor. Zalim zalimliğini, kötü kötülüğünü icra ediyor. Kadim bir sevgi belki de lütuftur, patikadakilere inat. Benzer acıyı göğüslüyor ruhlar farklı iki bedende, benzer şüküre elhamdülillahı zikrediyor, benzer heyecana kabarıyor göğüsler...
Elinde bir yudum su olsa bilirim göğsümün ateşini söndüreceğini, bir tutam merhem kalsa elimde bilirsin yarana olacağını. Hep beklemek ile mi geçecek ömrümüz? Acıtsa da yürüyüp varalım rotaya. Patikamız kesişecek inanıyorum. Çiçeklerimiz yolun sonunda sanırım. Zira patika dünya oyununun adımlarıymış. Her acı bir sonrakine basamakmış. Mükemmeli bekledikçe artırdık yabanileri, dikenleri...
Ellerimizde çiçekler, patikadaki izlerimizle karşılaşacağız.
Toprak lâl, lâl toprak olduğunda.
