Kanat çırptıkça boğuldum. OKUMAYA DEVAM ET
Merhaba ben Ela. Sakarya’da doğup büyüdüm. Görsel İletişim ve Tasarım bölümü öğrencisiyim. Tasarım, illüstrasyon çizimler, yazarlık ile uğraşım devam ediyor. Bir de bu zamanın hengâmesinde çokça anneyim. Kendi keşfinde biriyim…
“Büyümek sancısının yeşil yaprağıyım. Çiçeklenişim ahirete kaldı.”
Lavinya Dergisi
Yazarlarımız
OKYANUSTA BİR KUŞ
PATİKA
Aynı rotaya farklı patikalardan varmak gayretimiz. İçimden geçenler öyle büyükçeydi ki, dökülemezdi dilime. Bir nefeste hissederdin, anlatmaya gerek kalmazdı bilirdim. Senin patikalarını zehirli sarmaşıklar sarmıştı her birinden iz taşırsın bilirim. Benim çiçeklerimi yiyense yabaniler. Yolda oluyor
KÜFE
Rengarenk dünyamın simsiyah penceresi,Eskimiş perdemin altın yaldızlı topuzu,Tozlu raflarımın dantel parçası,Kitaplarımın arasında kurutulmuş gül ayracı,Divanımın üzerindeki sessiz gaz lambası,Dikiş tutamayan ellerimin kurşun askeri,Gazetemin en sevdiğim o bulmaca sayfası,Kocaman ama küçücük odamın
KEK KOKUSU
Gece bilmem saat kaç idi. Minik yüzünde bir gülümseme uğruna uykumu feda ettiğim anlardan biri daha. Küçücük bedeni nasıl da belli ediyor sevgisini. Tarifi evvela zor. İnsan insana emanet edildiğinde başlıyormuş asıl serüven. Öncesi fidan olan ömrümü, ağaçlanmış ve meyvelenip çiçeklere, börtü böcekl
İNCE BİR ÇİZGİ
Şah damarından daha yakınım demedi mi?Ne bu bilirken, görünürken saklanmaya çalışan nefisler.Ey ömrüm Rabbime layık olmaya gayret eder misin?Zira çukur derin çok derin tenimde.Ellerimle hazırlıyorum sonumu.Ya varacak semada huzurlu bir sonsuzluğa yahut yanacağız.Dilimde bir sükut, yarası imtihandır.
SONSUZ BİR FİLİZ
Hayat başkalaşıyor büyüdükçe. Ellerimle kendimi ekip büyüttüğüm zamandayım. Tohumun kabuğu çatladı ama ağrısı oldukça ağırmış. Bir de yalnızmışım bu acıyla. Baş başa. Acı ve ben. Filizlendiğimde çokça ziyaretçim olacak eminim. Lakin o acıyı bir ben bileceğim bir de toprağın, benim sahibim. O ac
ANI YAŞAYACAĞIM
Rüzgâr okşuyor saçlarımı kulağımın arkasına.Bir Meryem melodisi çalıyor arka fonda,Minik parmakları oyuncak arabasında,İçimde yeni bir nefes yarın boşaltacak ciğerim onu havaya,Yavaşça karışacağız yarınlara.Öyle çığlıklar atılacak, öyle sessiz.İçimizde tatlı bir savaş,Var olmak adına her şey.Bir çoc
NEFİS ÇEMBERİ
Ben ki ateş çemberinin ortasına düşmüş bir zerreyim.Yalnızca zerreyim.Bir cehenneme düşmüş, yurdunu arayan bir daneyim.Kendi nefsim ile çemberin ortasında savaşırım.Beni ateşe iten nefsim, zerreliğimi korumam için hükmeden Rabbim.Bu ne büyük bir savaştır.Benim gibi birçok çemberde bulunur zerreler.F
BİR SABAH
Bir sabah uyanmaktı mesele,Güneşin tatlı halesi yüzünü sıyırdığında,Kuşların gukguk sesleri kulağımıza fısıldadığında,Bir sorumluluk yükü sevdasından sıyrıldığımızda,Gönlümüzü sıkıştıran yüzlerce sualin zikredişi zihnimizden kurtulduğunda,Bir nida tutturup da çayın buharı yükseldiğinde,Ekmekler kıza
ACIYI SEVMEK
Avucumu açıp dua etmeyeli ne de çok zaman oldu,Acizliğimin mertebesini her gün hisseder oldum,Zatım ahalisinin tercümesini bedenime vurdu,Viran oldum, yalan oldum, her gün yeniden var oldum.Böylesine hisseder oldum,Acılara, kederlere seslenir oldum,Zevki göğsümün darlığından yoğurdum,Öyle de bir nim
DÖKÜLMEK
Ahu vah etsem ne yazarHer hücrem yeniden cereyan ediyor her anHer an yeniden zikrediyor RabbimiGünlerim kendi heyelanımın altındaZamanı israf ediyorumÇuvalla verilen saniyelerimSökülen heybemde döke saçılaGidiyorum adetaDönüp görüyorum adım adımBıraktıklarını, bıraktıklarımıAlıp tekrar heybeme koyma
ÖNCE
Önceler miydim önceleri öncelikleveyahut tanır mıydım beni.Tabir ederken acı yaşanılanları;Bolca kanayan yaraya,Yaşamak için basmışlar,Onlarca pamuğu.Şimdi bir fikir şakıyor zihnimde.Ardından bir pamuk çekiliyor, çekiyorYaradan.Çok acıyor, sızlıyor.Yutkunuyorum ve yeniden,Zuhur ediyor düşünmek.Tek t

