Lavinya Dergisi
İNCE BİR ÇİZGİ
Şah damarından daha yakınım demedi mi?
Ne bu bilirken, görünürken saklanmaya çalışan nefisler.
Ey ömrüm Rabbime layık olmaya gayret eder misin?
Zira çukur derin çok derin tenimde.
Ellerimle hazırlıyorum sonumu.
Ya varacak semada huzurlu bir sonsuzluğa yahut yanacağız.
Dilimde bir sükut, yarası imtihandır.
Sözlerim inciye dönüşsün küfrün kara sofrasında.
Hanemi bir sığınak belledim, kötülük kol gezer sokakta.
İçim perde perde dökülüyor.
Sahnelenecek elbet mahşerde.
Hani o eski oturduğum sedir, ahşap pencere pervazı nerede?
Ilık rüzgârın yanağımı okşadığı çocukluğum misal?
Bir kitabın sayfaları yaşım,
Şimdi o sayfaların yarısındayım sanırım.
İnce bir çizgiden geçiyorum ilham et Rabbim.
Evvela ölmeden önce ölebileyim.
Zamanın çarkında akrebi hançer belledim.
İlerledikçe batıyor içime içime, derine.
Her gün daha da derine.
Bir gün duracak.
Bileyim ki durduğu vakit kelamım sen olasın.
Tıpkı doğduğum vakit yurdumdan ayrılışımı haykırdığım gibi.
