Kaygılar benliğimizi aştığında, anda kalmak belki de en zoruydu... Şimdiyi yaşayamamak; insana olduğundan daha yaşlı, daha zamansız hissettiriyordu. Şu an bile, aklım ya dünlerde ya da yarınlardaydı. Mesela, gelecekteki beni kıskanıyor muydum yoksa imreniyor muydum veyahut ona üzülüyor muydum,
‘‘Varlığın kelimelere dökülüp kendini hissettirdiği zamanlar yalnızca yazı yazmaktan ibaret anlardan biri değildir; en az duyulan hislerin yankılanması kadar, bir sesi ve soluğudur. Çizginin üstünde durmak veya onu aşmak ise, sadece cesurların işi değildir; bazen ışığı görebilmek için karanlıkta kalmak gerekir, derler. Ben de bundan ibaretim, henüz yolun başında, sadece treni kaçırmaktan ölesiye korkan bir yolcu.’’
‘‘Başkalarının gözleri hapishanelerimiz; düşünceleri ise kafeslerimizdir.’’ -Virginia Woolf
Lavinya Dergisi
Yazarlarımız
YOLUN SONUNDAKİ OKYANUS
Neil Gaiman ve Yolun Sonundaki Okyanus, orijinal adıyla The Ocean at the End of the Lane, İngiliz Dili ve Edebiyatı'nda oldukça sarsıcı ve dönüştürücü bir yere sahiptir. Örneğin, geleneksel açıdan bakıldığında ‘‘çocuk edebiyatı’’ ve ‘‘yetişkin edebiyatı’’ ara
MUTLU OLMA SANATI
Bertrand Russell, kısaca 20. yüzyılın en etkili filozoflarından biri olarak kabul edilir ve onun "Mutlu Olma Sanatı" (Orijinal adıyla The Conquest of Happiness) adlı eserinde bahsettiği üzere mutluluğun peşinde koşmanın ayrıca onu elde etmenin yollarını kitap
THE REAL THING
Tom Stoppard’ın kaleme aldığı The Real Thing (Türkçe adıyla Gerçek Şey), okuru ve
izleyiciyi aşk, sadakat, sanat ayrıca gerçeklik kavramları üzerine derinlemesine düşünmeye
yönelten önemli bir modern tiyatro eseridir. İlk kez 1982 yılında sahnelenen bu oyun
GODOT'YU BEKLERKEN
Pekala 20. Yüzyıl tiyatrosunun kırılma noktalarından biri olan Godot’yu Beklerken, orijinal adıyla Waiting for Godot, insanlığın varoluşuna dair sunduğu sarsıcı bir bakış açısını gözlerimizin önüne serer. Kendisi yalnızca klasik dramatik kurgu içermez, aynı zamanda bizleri de durumun içerisine dahil
FARELER VE İNSANLAR
Fareler ve İnsanlar John Steinbeck’in belki de en anlamlı eserlerinden bir tanesi olabilir, Büyük Buhran döneminin sert gerçeklerini sade ama etkili anlatımla bizlere sunarken, asıl gücünü karakterlerin derinliğinden alır. Özellikle başta bu roman, yüzeyde görünen yalnızca iki göçmen işçinin hikayes

